Facebook Serüveni
Haziran 13th, 2008 • Uncategorized • Yazan: Orhan Yediyıldız • Ekle: Haber.gen.tr' ye ekle
Herkese merhaba, bu blog’a ilk yazı girişim. Sanırım yazar kadrosunun çoğunu İTÜ’lü öğrenciler oluşturuyor, ben de bir Koç öğrencisi olarak buraya katkıda bulunayım istedim. İlk yazımın konusu Facebook.
Facebook internetteki en yaygın sosyal ağ platformlarından birisi. comScore’un istatistiklerine göre en yüksek trafik alan 2. sosyal-medya sitesiymiş. Hatta şimdi gördüğüm bir habere göre aylık uluslararası tekil ziyaret kategorisinde myspace.com’u yakalamış, yani artık birinci (: Yaklaşık 115 milyon aktif kullanıcısı var. Arkadaşlarınız, aileniz, komşunuz hatta hocanız, herkes orada. Benim facebook ile tanışmam 2007 yaz aylarında oldu. Work & travel aracılığıyla Amerika’ya gittiğim aylarda herkesin facebook denen bir şey ile ilgilendiğini gördüm ve tabiki merak edip bu dibi görünmeyen kuyuya ben de indim.
Bilindiği gibi Web2.0 uygulamalarının temel özelliği, kullanıcılar tarafından geliştirilen, büyütülen bir içeriğe sahip olmalarıdır. Web 2.0 ile sitelerin asıl hakimleri yazılarıyla, videolarıyla içeriğin gelişmesine vesile olan internet kullanıcıları oldu.
Facebook ile içerik yönetmenin yanı sıra programlar da kullanıcılar tarafından yazılabilir hale geldi. Facebook’un getirdiği en büyük özelliklerden birisi kullanıcıların da uygulama geliştirip, dağıtabilmeleri oldu. Facebook’taki potansiyeli gören, ilgilenen herkes uygulama yazdı ve 2 saniye önce baktığım haliyle facebook tam 28360 tane uygulama barındırıyor.
İlk kullandığım sıralarda her şey çok güzeldi, tamamen yeni bir web sitesini keşfetme anları… Uygulama denen bir kavramla karşılaştım. Aa o da ne? O uygulamayı ekle, şunu kabul et derken, artık bir süre sonra profiliniz tanınamaz hale geliyor, ki nitekim benimki geldi. Giriş sayfasındaki sağ tarafı bilirsiniz, notification listesi eğer ilgilenmezseniz büyüdükçe büyür. Hele profil sayfası İstanbul trafiğinden beter hale gelir. Birisi wall’unuza yazı yazmak istese wall’u bulamaz, o kadar karışık yani. Bazı insanlar da inadına ne teklifi gelirse gelsin okumadan kabul ediyorlar, çöplüğe çeviriyorlar profillerini. Arada eğlence amaçlı proiller de oluşturuluyor. Bu profili görmeyen yoktur sanırım : )
Bu dönemin ardından uygulama silme süreci başladı. Hatta ve hatta bazı insanlar facebook hesaplarını kapatmaya başladı (kapatma değil, deaktif etme diyelim ona, gerçi isterseniz bütün profil içeriğinizi sildikten sonra kapatabiliyormuşsunuz. Burada ilginç başlıklı bir hesap kapatma hikayesi mevcut: 2504 Steps to closing your Facebook account) Biliyorum ki, o dönemde bir sürü arkadaşım aynı şeyi yaşadılar, herkes uygulamaları silmeye, azaltmaya başladı. Facebook kullanıcıları artık bilinçlenmeye başladılar. Keşif turu sona erdi, iyi uygulamalar tutmaya, kötüler elenmeye başladı. Ben de neredeyse bütün uygulamaları sildim, kalanlar sadece groups, photos ve events uygulamalarıydı.
Şu günlerde tekrar uygulama fırtınası esiyor sanırım. En azından ben yine uygulama eklemeye başladım. Sosyal topluluk siteleri ile daha içli dışlı olduğum şu günlerde twitter, friendfeed gibi sitelerin uygulamalarını ekledim. Artık haliyle biraz daha seçici davranıyorum.

Neyse biraz bağlantısız olacak ama, şu sıralar facebook uygulaması nasıl yazılır onu araştırıyorum. Araştırmam sırasında izlediğim, uyguladığım her adımı burada sizlerle paylaşmayı düşünüyorum. Aslında bu yazıyı “facebook uygulaması nasıl geliştirilir” konusuyla yazacaktım, böyle bir girişin daha doğru olduğuna karar verdim : )
Not: requests resmi donloeb.com’dan alıntıdır.